4 Ekim 2016
Başından bitirilmiş bir pazarlık dahası yok kısmet dediğinde o okul sırasında yanlış oturulmuş yanyanalık. Pazarlığın çoktan bitirildiği ne verildiyse yenilip içilip yaşanılıp orada kalmışlığı. Biliyor bile değilim dünya dediğin şimdilerde…
3 Ekim 2016
Tutsaklıkları bilirsin bir şarkıya bir düşe bir bakışa zincirlerin en kalınıyla sevdaya en çok sayılmadan verilmiş zamanlar. Günler aylar yıllar demeye dil varmıyor onca geçmemişlikte yıla değer anlar. Sende bilirsin…
1 Ekim 2016
Anıların içinde Schindler’in listesindeki kırmızı paltolu kızlar gibi sadece filmin içinde bir renk olsa da bir tek olanlar vardır. Paltonun kırmızısı. Barakalara geri dönün mutluluğu. Ölüme gitmemek. Ayrılığa şimdilik. Anılar…
30 Eylül 2016
Sana çok görülen bu. Hepsi benim her şey benim ben bilirim sen sadece soluk alabilirsin kesik kesik. Kötünün patikası patikanın dışında her şey hüsran. Göz aç mide ondan da aç…
26 Eylül 2016
Hayatın belki de en ikircikli çıkırcıklı işi eline çubuğu alıp eldiven bile takmadan burnunu bile tutmadan eski çöpleri karıştırıp eskinin çöplerinden bir şeyler bulmaya çalışmaktır. O çubuk bu çöplere deydikçe…
25 Eylül 2016
Bir fado bir çığlıklı ağıt. Kapıyı çalar gelir çoğu kapıyı çalmadan kapıyı kırıp bazı birden bire geldiği olur. Ölüm bu sinsi sinsi yanaştığı kapı pencere sımsıkı kapalı bacadan geldiği. Hep…
22 Eylül 2016
Kötü insanların yaptıkları bir şekilde bile değer taşımamalı değerli olmamalı. Hacker lar öyle yaptıkları iyi şeyler değil. Rus hackerların yaptığı da iyi değil. O konuda bir şey denemez. Adamlar ne…
21 Eylül 2016
Son zamanlarda bir şeyler yaşıyorum şaşırıyorum. Bu bize mahsustur diye düşünmüyor da değilim. Biri bir şey söylüyor. Bir cümle. Anlaşılır bilinen kelimelerle. Sonra hayır öyle dedi öyle demedi. Bizim komşularda…
20 Eylül 2016
Karanlık biraz kendini gösterince kışın titretmesi yanında. Kapat kapıyı çek perdeleri ay tepsi gibi soğuğu girmesin içeri. Soğuktur soğutur gecenin sıcaklığını alıp gider yok eder ısısını. Müziği sessizliğin sesine eşlik…
19 Eylül 2016
Oyunların bazılarında mecburcu vardır. Oyuna mecbur girer. Oyunda hep kalacak odur. Onun bir mağduriyeti vardır. Herkesin bir mağduriyeti hep olur. Bazıları bu rolü çok sever içselleştirir. Öyle yaşar. Hep öyle…