Kapıyı Örtün Cereyan Yapıyor
Hava o kadar soğuk olmasa da daha soğuklarını çok gördük ruhlara da soğukluk sinmiş bir üşüme. Yalan dolan riyakarlık daha çok insanın içini soğutup üşütüyor donduruyor. Adam dünya da çok…
Hava o kadar soğuk olmasa da daha soğuklarını çok gördük ruhlara da soğukluk sinmiş bir üşüme. Yalan dolan riyakarlık daha çok insanın içini soğutup üşütüyor donduruyor. Adam dünya da çok…
Kadın sorar. “Böyle ne kadar daha kalabiliriz?” Erkek cevap verir. “Sonsuza dek” Zamanı sorgulamayı sever beyin neredeydin ne oldu çok kısa çook uzun beynimizde bir yerler zamanı ölçmeye ölçebileceğine o…
Yastığa gömülmüş orada herşeyden her sesten uzak kalmışlıklarda başlayan biten geceler. Uzadıkça uzayan içinden bir şeyler araklanmış bir şeyler eksik o yüzden gitmez uzaklaşmaz hep orada öylece kendi etrafında fır…
Düş kurmayı hayal kurmayı bir yerlere bir şeyler olmadan gitmeyi gitmeyi düşünmeyi yapmayı düşünmeyi yapmayı bir şeyleri yapabilmeyi düşünmeyi ihtiyarlayınca belki de çok yaşadığını düşününce yeterince belki genç olsan bile…
Hayatın masalında anlatılanlar yaşananlara benzer yaşanılanları anlatır masallar. Kazanıldığında küçük bir farkla kaybedildiğinde de küçük bir farkla yaşanır her şey. Kaybedilişin kaybedişin büyük olanı artık olmayacak artık yaşanmayacak yaşamayacak artık…
Zeka, merak, heyecan ahlaksızdır. Dizginlenmesi lazımdır. Nereye gideceği ne yapacağı nereye ulaşacağı özellikle neden yapacağı belli olmaz tahmin edilebilir değildir. Fütursuz demek daha doğru bir önceki nesilin kelimesiyle tam denk…
Ilık ıpılık dengesinde. Olabileceğin en iyisinin olduğu . Biraz ısıtılınca iyice ısıtılınca ne kadar soğutulunca olduğu gibi her şey yanar. Duyguları fizik kurallarıyla anlatmak böylesi daha kolay geliyor. Aşklar dostluklar…
O anlattığı içinde kalmış aklında kalmış kalan o ince kız çocuğu saçları nasıldır kim bilir şimdilerde sarı kıvırcık gözler parlak boncuk belki hani şairin düşündüğü gibi ters bakar yaptığı fena…
Kalp oynamayı seviyor oynanmayı daha çok olmalı hele yağmurlu havada. Gözlerin işlemediği o derinliklerde kıpır kıpır kendi başına tek başına yine de bir yerlerde bir şeyler olmasa bir ritm duymasa…
Değiştiği kadar değiştirebildiğin kadar yaşanır yaşarsın. Değişmez olur çoğu. Küçüktür büyür baba dayağından ağabey dayağından anne terliği hariç koca dayağına kayınpeder dayağına terfi edersin kayınbirader kayınvalide belki. Duyup da duysa…