19 Mayıs 2016
Dağınıklığımın sebebini biliyorum. Dağınık dediğim hayatımın düzeni biraz farklı. Baktığım yer biraz. Biliyor olmalıyım. Bir şarkının bir düşüncenin bir kitabın aslında bir şeyin peşine takılmak gibi bir zayıflığım var. Tıpkı…
12 Mayıs 2016
Yattığında ölmeye, yattığında ölmeyi öğrenmeye niyet ettiğinde kurduğunda hepsini gözyaşlarını tutamadı önce. Öncenin sonrası pek yok. Gözyaşlarını tutamadı. Vaz geçemedi hepsinden hiçbirinden bir tekinden bile. Karşısına oturup oturmuş öldüğünü anlatıyordu…
10 Mayıs 2016
Geçmişin bir yerinden kalkıp daha geçmişe gitmiş birini düşünün. Olmadı kaplumbağa kanı ile kanı değiştirilmiş ölümü çok yaşamış birini. Kaleme denk gelmemiş anlatılmış anlatılmış anlatılmış gelmiş size, size gelmeden az…
9 Mayıs 2016
“Hikayeleri hep ucundan biraz kenarından yeni baştan dışarıdan bakaraktan göbeğine bir de öyle okuyup dinleyeceksin ki tadını alabilesin”. Böyle der böyle anlatırdı. Anlattığı hikayeler özenle kumda pişirilmiş dibek kahvesi tadında…
2 Mayıs 2016
Dayayacaksın sırtını taşa, alacaksın denizi karşına sakin de olsa çırpınıp dursa da bilemedin arkasına rüzgarı alıp gelse de karşına. Sana destek eline bir kahve gelse sesin rüzgara karışsa. Kahveye sığın…
26 Nisan 2016
Yaz geliyor. Farkında olmalısınız. Bırakın gökyüzünün yaptığı oyunları yağmuru soğuğu. Bir zamanlara bir başka yaza kayıp bir yaz gününe uzakça bir zaman bir ömürden birazcık kısa. Güneşin yakıcılığı yüreğe de…
25 Nisan 2016
Her yağmurda olmasa bile siyah bulutlar göze ilişmesiyle o çok eski soruya. Ne kadar narin ne kadar korkak edilgen bir sesle sorulmuş bir soruydu. Şekerdi eriyecekti kaçacak yer yoktu ruhu…
23 Nisan 2016
“Biraz dolaşacağım “diyor. Biliyorum biraz dolaşacağım deyince denilince kargacık burgacık düğümlerle dolunuyor, dolaşıyor, açılması zor uğraş dur. “Az bir şey uzağa gidebilirim” diyor. Az bir şey uzağa yüzyıllar uzağa kaybolmaya…
22 Nisan 2016
Bütün her şey kanıksayıncaya kadar. Ondan sonra gözden göz bebeklerinden akıldan aklın bir köşesinden ay öyle mi olmuş vah vah lara benzer nidalardan uzaklaşıp yok olup gidiveriyor. Milena ya Kafka…
16 Nisan 2016
İnsan ruhunda sis havada ki en koyu sise bile benzemez. Biraz meyanlanmış çorba gibi kıvamlı bir şeydir. Ardı gözükmez ne olacağı ardında ne olduğu neyin olduğunu kimse bilemez. İnsan ruhunun…