14 Nisan 2015
Kimseye gerçek isminle anlatmadım seni. Kimseye gerçek isminle tanıştırmadım, kimse bilmez seni. Bilenlerde artık yok. Seni konuştuklarım, anlattıklarım, yazdıklarım, yazdıklarımı okuyanlar, hep bir tahmin o da tutmuyor zaten biri hariç.…
13 Nisan 2015
“Üşüyorum hem de çok”. Titriyor, dişleri birbirine vuruyordu. Ateşi yükselmiş olmalı. Üşünecek durum yok. Hemşireyi çağırıyor. Üstünü açın diyor battaniye vereceğine. Kızıyor ama gelip üstünü açıyor. Ne dedilerse o. Öksüzlüğünü…
12 Nisan 2015
“Öyle ıskalanmış bir hayat olarak kabul etmiyordu taa ki. Bir şeylerin artık olmadığı olsa bile lezzetini almadığı zamana kadar”. Elinden kalemi bıraktı. Kafasını cama çevirdi. Dışarıda bir gökyüzü sulusepken. Bir…
11 Nisan 2015
“Yaz geliyordu öyle demişlerdi. Bir şeyini unutmuş olmalı, belki bir şeye kızdı yarı yoldan dönmüş olmalı kış gidiyordu o kadar ısrar dayanamamış kaldı. Baksana havaya”. Soğuk yine de su kıyısı,…
10 Nisan 2015
Baş bükülmüş hayatın masasında bir köşe. ”Bundan sonra artık“ bütün cümleleri böyle büyük bir lafla başlar olmuş. Nasıl bir kırılmışlıksa hayata aydınlığını almış gitmiş gözlerinin, gökyüzünün yıldızları kalmamışlığı bakışlarda, bulutlar…
9 Nisan 2015
“Casablanca’yı anlatıyorsun. Ben oraya gitmedim seninle bile. “Tekrar çal Sam” dendiğini de seninle duymadım. “Çölde çay” filminde her şey çok güzeldi. Çay bile vardı. Aynı sahnelerde birbirimizi hatırlamış olabiliriz belki…
8 Nisan 2015
Karanlıkta söylemeye korkardın, karanlıktan da. Uyku arası hani gözlerini aralayıp bir ışıksız ortamda dokunulmakta olduğunu hissedip rahat mırıldanarak fısıldadığında aklına gelirdi belki ama söylemezdin. Bazılarını hiç söylemedin öyle kaldı. Dilinin…
7 Nisan 2015
Tahta masalı tahta uzun oturaklı arkası dik masalar köşe bir masada uyuya kalmışım, uyanıyorum rüyamda. Bir tartışma, öyle ne söyleniyor pek anlamıyorum uyukladığım köşeden bakıyorum rüyada. Söylenenleri anlamıyorum bağıra bağıra…
6 Nisan 2015
Biraz durdu. Yanında yürüdü biraz daha yürürken hep önüne baktı. Yerde belki kafasının içinde bir yerlerde durumu çözecek durumu istediği gibi çözecek bir şeyler arıyordu ayakkabısının ucundaydı tam gözleri buldu.…
5 Nisan 2015
Neşeliydi. Tina Charles’i severdi. Onu dinlememi anlattıklarını her ne anlatırsa. Sevdiğimi söylememi en çok öyle derdi. Sarhoş olduğunda şarkılar söylerdi daha bağırarak hem de. Sarhoş olduğunda korkuları olduğunu da söylerdi.…