24 Şubat 2015
Kalkılmış bir sabah, battaniye altına sığınılmış bir televizyon karşısı koltukta, kediye özenilmiş, gözlerde en masum bakışlar. Bir kahvaltı dilenilmekte sessiz bakışlarla avuç açılmış, verilse, bakıyor, yalvarıyor, bakışlar n’olur, sessiz ses…
23 Şubat 2015
Tarih öncesi cilalı taş devri nasıldı? O zaman insanlar ne yaparlardı? Nasıl yaşarlardı? Merak sorulur böyle? Bir yerde durur aklınıza gelir. Yıllar önce bir makine fabrikasında çalışıyorum. Fabrikanın üretimi ve…
20 Şubat 2015
Hep bir parmak sallanan bir sert öğüt beraberinde.”Issız sokaklardan, gecenin ıssızlığından arkadaş olmaz”. Issız sokaklardan arkadaş olmaz. Bir kanepe, psikolog kanepesine uzanmak anlat. Issız sokakla ilişkini anlat nasıl sana kur…
19 Şubat 2015
Otur bir kahve söyleyeyim. Şekersiz moda, orta iyi gider. Yağmur yeni bitti, bitmedi daha arada bir şöyle. Camların damlası gözlüğün arasında bir bakış ararsın. Otur anlatman gerekmez, ne bahar saçları…
18 Şubat 2015
Yağmuru sever. Baktığı fotoğraflar, çektiği fotoğraflar, seyrettiği filmler yağmuru sever. Gökyüzü sırf onun için damlalarıyla geliyor olabilir bazı günler, gizli nasıl bir rutin yağmur duası ardından kabul edilmişliği. Dışarı çıkmak,…
17 Şubat 2015
Çocukluğunda ne biliyorsan o kadar senin dileklerine benzemiyor. Masallarda gelip kurtaran o da değil. Sporculardan filmlerden benzerini bulmak istediklerine de benzemiyor. O kadar geceler boyu ergenliğinin çok uzun süresinde dilediğin…
16 Şubat 2015
“Güzel ve İyi kelimeleri nerede ve kim için ne şekilde kullanılırsa kullanılsın bir sömürü yaratır. Bu kelimeler sömürü yaratır.” Böyle birden söyleyince çok aykırı, hemen karşı çıkmak gereken düşünce olduğuna…
14 Şubat 2015
Ayaklarını kayalardan sanki değecekmiş gibi aşağılara sarkıtıp rüzgara göz kapaklarının arasından direnerek bir bakış. Çok uzaklarda uzanan bir demiryolu, bir kent sesinin çok azı duyulan buralardan. Bir kapı gözler vurup…
13 Şubat 2015
Bir sıkıntılı sabaha rağmen çenesini açacak kadar neşesi kalmış ya da sabahın bu kadar hoyrat karanlığına aldırmıyordu. - “Çok eski bir pazarlığın metasıydı dokunmak, bakmak görmek dokunduğunun ne olduğunu bilmek.…
12 Şubat 2015
Akşamı sabahı da karanlık günler uzuyor ışıkları yok. Hep anlattığı bu kısacık ay içine tıklım tepeş bir dolu sığdırılmışlıklar. Kısa oluverince akla hemen şiir geliyor. Paris'te soruyorlar bu genç adamla…