Takvim Yaprakları
Takvim yapraklarını koparıp duruyorum, sapıtmadım her gün bir yaprak. Kopardığınız yapraklar çoğalınca arkasında yazanlar gibi hayat ve hatıralarda tekrarlıyor gibi geliyor. Her gün bir yaprak yeter mi? Bazı zamanlar yetmiyor.…
Takvim yapraklarını koparıp duruyorum, sapıtmadım her gün bir yaprak. Kopardığınız yapraklar çoğalınca arkasında yazanlar gibi hayat ve hatıralarda tekrarlıyor gibi geliyor. Her gün bir yaprak yeter mi? Bazı zamanlar yetmiyor.…
Hayatla arasında bir kavga vardı. Eskiden daha çatışmalı günler yaşarlardı. Hiç aynı şeyi aynı anda yapamadılar. Geç kalmış olurdu istekleri yerine geldiğinde. Artık olmasa olurlardı bu isteklerinin oluşu. Şimdi geç…
Sahnede ki kadının niye çığlık çığlığa bağırdığını bilmiyordu. Çoktan başka yerlere gitmiş bu çığlık çığlığalığı duymuyor bile olabilirdi. Gülümsüyordu, bakıyordu gözleri baktığı yerde kalıyor gülümsüyordu. Bir yerlerinde hayatın, hayatının eskice…
Gelmez diye düşünürüz. Başımıza gelmez, bize uğramaz. Gelir kapıyı çalar, çalmaz kapıyı kırar, açık bulur girer sessiz, ya da gümbür gümbür gelir. Biz yine de gelmez, uğramaz, deriz. Gelir ve…
“Bahçemde gülümü kırmışlar, o kadar üzüldüm ki “ daha günaydın demedi suratıma bakmadı bile şikayet edeceği adam da ben değilim büyük bir ihtimalle kedi köpek gibi bir yaratık olayın faili.…
Sabah, ısınmamış saatler, ıslanmamış saatlerde olabilir gün nasıl biter bilinmez. Bir romanın yaprakları arasına dolaşmışım çıkamıyorum. Yeni yazılmış, bir yerinde Birinci Dünya Savaşını anlatan. Avusturya Macaristan Veliahtı Arşidük Prens Ferdinand’ın…
Elinde bir tabak gece olmuş kendi deyimi ile tıkınıyor. Ne bulduysa buzdolabında tabağına, oradan salonda televizyonun karşısında tabaktan mideye, geceler böyle geçiyordu. Sonra bir öğleden sonra, arkadaşlarla o nefis kısıra…
Konuşmazlığın orta direğine yakın günler, bir suskunluk tek heceli bütün cevaplar bir mutfak masası bir sabah adam gazetenin arkasına saklanmış. Kadın konuşacak bu kadar suskunluğun ardından her kelime bir pişmanlık…
Yıllar önce şimdi ki gazetelere pek benzemeyen bir siyah beyaz tipo dizilmiş bir gazetenin bir köşesinde Fil burcu (Tabii ki böyle bir burç yok olmadığından benzetmemde kullanıyorum) şöyle yazıyor: Plüton’un…
“Bach’ın Re minör Toccata ve Fügünü dinlerken bir resme bakmak, o resim gece bir çiçek tarlası olabilir ve resmi seyrederken çikolata yemek acımtırak bitter olursa bir başka güzel olur sanırım.…