Hani gitmişti?
Güneş artık ısıtmaktan vazgeçti. Yeniden kış demeye başladık bahar başlamışken mevsim baharken takvimlerde. Kış gelmemişti ya, başka geç kalmış bir zamanla tam biz kapıyı kapatıp giderken soğuk artık gelmez, ışıkları…
Güneş artık ısıtmaktan vazgeçti. Yeniden kış demeye başladık bahar başlamışken mevsim baharken takvimlerde. Kış gelmemişti ya, başka geç kalmış bir zamanla tam biz kapıyı kapatıp giderken soğuk artık gelmez, ışıkları…
- Dışarıda yağmur mu yağıyor? Kısık bir sesle sordu. Artık bütün zamanlarını kaybetmiş, çok önemi de kalmamış bir gecenin çok ta duyulmayan seslerinin eriştiği kadarıyla duyulabildiğini anlatmaya çalışıyordu. Işık rahatsız…
Kadınlar günü. Kutlanıyor her çeşit, her şekil kutlama. Kadınlar şöyle, kadınlar böyle. Evet öyle başka türlü bir şey dediğimiz diyeceğimiz de yok. Kadınlara şöyle yapılıyor, böyle yapılıyor, şiddet, ölüm, hor…
Gece yarısını biraz geçe yanımdaki yatakta bir kıpırtı. Su istiyor olmalı, bu saatte hemşire rahatsız edilmez düğmeye bas diyemedim, önce bardağa sonra şişeye uzandım, yarıya kadar doldurdum uzattım eline yakın…
Sıkılmış bunalmışım, başım ellerim arasında yere bakıyorum. Çaresizliğim diz boyu, çaresizliğimiz yıllar sonra öğreniyorum aynı benim gibi çaresizliği yaşayanların benim gibi yaşadıklarını o günleri. O sıralar yanımızda olduklarını düşündüğümüz insanları…
Sen öyle geçerken masama çarpsan kahve tabağını doldururcasına dökülse, ben kaldırıp kafamı biraz kızgın biraz ağır bir laf söyleyecek gibi bakacak olsam, sen özür dilesen "Kusura bakmayın" inse yüreğim kızgınlığım…
Hayatında en kolay yapılabilir zannettiğin şey yalnız kalmaktır. Yalnızlığın çok kolay olduğunu düşünürsün. Kolay gelir, yaşanır gelir, kapıdaymış hemen girecek gibi gelir. Kolay değildir ne yalnız kalmak, ne yalnızlığı yaşamak.…
"Gideceğim" diyor çayından bir yudum daha alıp tabağına bırakıyor sertçe. Kızgın her neye kızmışsa kızgın hem de çok. Kırgınlığı var sesinde, öyle böyle değil, kırgın. Çayını içip, tabağa koyuşundan belli.…
"Neyi severim ben bilir misin?" sordu. Omuzlarımı kaldırdım bilmem nereden bile bilirim ben der gibi. "Kaldırım taşlarının arasından kafayı çıkarmış bir papatyayı burası benim diyen, bende varım çıkışlı göğsü ileride…
Referanslarımız kayıp. Pat diye yazınca pek güzel anlaşılmayabilir. Cetvellerimiz kayıp, ölçemiyoruz, sütçü litrelerimiz kayıp, ölçemiyoruz, kilolarımız kayıp, ölçemiyoruz. Suyumuzun seviyesini, kaç kilo aldığımızı, yaşımızı, boyumuzu ölçemiyoruz. Boyumuzu ölçüyoruz şu kadar,…