Gözyaşı
Değerlidir yaşadıklarımız, yaşamadıklarımız, umutlarımız, bizim olan her şey, bize hediye edilmiş, bize ait, bizimle olan her şey. Değerlidir gözyaşlarımız. Bize aittir. Bizi terk eden o ıslaklık değil, vücudumuzun onu üretmek…
Değerlidir yaşadıklarımız, yaşamadıklarımız, umutlarımız, bizim olan her şey, bize hediye edilmiş, bize ait, bizimle olan her şey. Değerlidir gözyaşlarımız. Bize aittir. Bizi terk eden o ıslaklık değil, vücudumuzun onu üretmek…
Ayrancı, Aşağı Ayrancı da bir çay bahçesi vardı. Bahçesinde otururduk yazın daha gelmediği, soğukların içimize işlese de genç olduğumuzun kanıyla olduğumuz kışın içindeki baharlarda. Neresinden bakarsan bak delilikten bile öteydi…
Bizim ev nereden bakarsan bak, hemen her gün parti olan bir ev gibiydi. O kadar yaş günü vardı yetmezdi. Şu gün parti veriyoruz, haydi hop parti, parti olmasa ne yazar…
Nasılsın öyle mi? O sorunun ne sorduğunu sende sorarken bilmiyor olmalısın. O masa çizgisine, kahve fincanının ardına sakladığın gözlerinin içinde ne olduğunu çözmeye çalışıyorum. O sorunun cevabını düşünüyorum. Neredeyse kırk…
Kapı çalıyor sen geliyorsun. Senin geleceğini neredeyse hepimiz biliyoruz. Ama sen nasıl bir şeysin, adından başka kimsin bilmiyoruz. Giriyorsun içeri bir anıt gibi karşımda öyle tanımlıyordum daha sonra. Tanımadan kimseyi…
Yere yatın bir yaz gecesinde gök yüzüne bakın, bu gün gördüğünüz o kuyruklu yıldızlı, yıldız yağmurlu bir gökyüzü olmayacaktır ama yine de yere yattığınızda üşümeyeceğinizi düşündüğümden yaz gecesi dedim. Aslında…
Bu nasıl bir soğuk arkadaş, nasıl kimi donduracaksın bu soğukta bu ne soğuk? Gecekondusundan çıkmış avaz avaz bağırıyordu yine. Kafa iyi desen, içkiden değil kafası kardeşinin ortadan kaybolmasıyla önce biraz…
Şimdi kış kar altında yazıyorum. Gece soğuktu. Eski zamanlarım olsa sigara içmeye balkona çıkar o soğuğu ciğerlerime doldururdum. Gece bir ara çıkıp dolaştım ayak seslerimin karda çıkardığı seslere taktım kafayı…
Hava soğuk karardı. Kar ara sıra küçük küçük kendini gösteriyor yağmur damlaları arasında. Bu gece bize uğra. Ellerin donduğunda, burnun kızardığında. O saatte evde olup seni bekliyor olacağım. Biliyorum sen…
Bulutlar dolu, gözlerinde de indirdi indirecek. Puslanıyor hava, gözleri. Onca yılın özlemi, kahvenin arkasına saklanıyor yıllar. Masanın üstüne bir yaprak iniyor öyle sakin sallanarak her nedense havanın gerginliğini içine almamış,…