Pazarlık Oyunlarına Karşı Bilinçli Direniş

Tamam, dünyada da çok öyle insan vardır; ben daha bir başka olmak istiyorum. "Kaç para?" diye sorduğunda bir şey, dönüp giderken daha azını öneren... Yani daha ucuzuna satabilecekken satmayıp, seni kazıklamak üstüne bir rakam söyleyen... Almayınca, kazıklayamayınca satabileceği rakamı söyleyen... Belki biraz daha "I-ıhh"lasan daha da seni kazıklamaktan az kazıklama evresine geçtiğini gösteren birilerinin benim üzerimden bir şeyler kazanarak daha palazlanmasını istemiyorum! Biliyorum kelimeler sert... Aynı şeyi ev, araba, arsa alırken de yaşıyor olmak zor geliyor olmalı; sanki kabullenilmiş bir üçkağıt ortamı gibi yaşıyoruz. İnsanlar böyle de kurumlar farklı mı? Bir telefon, internet, bir kablolu yayın bağlatmaya kalkın; fiyatlar bir anda siz "I-ıhh" dedikçe nasıl bir ısrarcı ve "Şöyle böyle yaparız"lar! Sona gelinince nasıl zora, nasıl "Biz öyle dedik ama"lara dönüveriyorlar...
Dürüst insan yetişmesi lazım. Bunun için bizim (hani cebimizdeki bozuk paraya bile göz konmuş haldeyken) böyle insanlara direnmemiz, onları bize dürüst davranmaya ikna, hatta mecbur bırakıyor olmamız lazım. Tüketim, onların hastalıklarını büyüten bir şey. Tüketen biziz! Biz elimizde kalmış son dokunabileceğimiz halimizle onları artık dürüst olmaya... Etiketlerini devamlı bir indirim haline sokanların, indirimden az önceki fiyatın bizi kazıklamak üzerine kurulmuş bir durum olduğunu bilmemiz; etiketlerde indirim fiyatının aslında malın gerçek fiyatı bile olmadığını bildiğimizi belli etmemiz lazım.
Sadece bunun nasıl yapılması gerektiği kararı bize kalmış bir durumdur. Onlar bu konuda kararlıysalar ve bizim kazıklanmak konusunda bir yatkınlığımız var ve onu kullanıyorlarsa; vazgeçirecek aklın ve yolun da bizler tarafından bulunup uygulanması lazım.
Binlerce akıl, binlerce fikir bulunur, vardır bence. Sadece artık bu kararın verilmesi gerekiyor; dünya buna hazırlanıyor gibi.