Adamın Biri
Adamın biri Şimdi nerede ne zaman ne için söylemiş de ben sonra duymuşum ben ne zaman duymuşum aklımın bir köşesine oturmuş kalmış nerede ne zaman pek değil hiç bilmiyorum hatırlamıyorum…
Adamın biri Şimdi nerede ne zaman ne için söylemiş de ben sonra duymuşum ben ne zaman duymuşum aklımın bir köşesine oturmuş kalmış nerede ne zaman pek değil hiç bilmiyorum hatırlamıyorum…
Melekler Şehri filminde vardı. Dr. En sonunda çocuğun uyku uyuyamadığını buluyordu bir anda seviniyordu. Çocukta sıkıntı uyku uyuyamamasıydı apnesi vardı her halde uyuyamıyordu. Geceleri gündüz de olabilir iyi bir uyku…
Nereden çıktı birden öyle şaşkın bir karşılaşma yine birinden ses olup bir şarkı olup öyle düşünülmemiş bir anda aniden gelip yana şöyle bakmadan kafayı döndürmeden orada olmasa bile oradaymış gibi.…
“Gözlerini kapa ve gittiğin yerden korkma kızım.” Bu cümle neden kurulduğunu bilmeseniz bile insanın yüreğini burkmaya yetiyor. Dört yaşında kanser hastası kızının dördüncü son evre de artık çok acıyor olması…
Gözünü açıp etrafa bakıyorsun aferin yürüyorsun konuşuyorsun aferin. Öyle değil tabii. Bunları yapamazsan aferini alamazsın. Aferin ne hayatın büyük bölümü yok nasıl olacağı hiç yok. Ben nefes aldım. Alkış. Hayatın…
KADIN - (Sustu) ERKEK - (O zaten susmuştu.) KADIN – (Böyle bitmediğini düşündü) ERKEK – (Böyle bitmemeli diye düşündü) KADIN – (Yine de sustu) ERKEK – (Ne söyleyeceğini bilemedi. Sustu)…
Kendine ait olmayan bir sabaha uyanmış olur bazı sabahlar. Bazı sabahlar bu günlerde çok arka arkaya geliyor. Geceden ikna edilmemiş edilememiş düşmanlıktan kendisini besleyen çocuğuna torununa onunda torununa sırf kin…
Söylemeyi unutmuşlar saklamışlar değersiz bulmuşlar belki de. Kıyısında köşesinde dolaşınca bir soluk alalım fark ediliyor onlarca senedir fark ediliyor değişmedi. Değişmemiş. Son bahar gelmiş. Aynı hava aynı hüzün aynı koku…
Korktum. Derinden bir müzik bir akordion bir Fransızca şarkı. Paris öyle üstünü başını düzeltmeden gözleri daha açılmamış apar topar çat kapı gelmiş olabilir mi? Tam da düşlerimde benim ona yapmayı…
Öylece bekle. Bıraktığı gibi bir vazo bir çiçek bir örümcek ağı tülü gibi rüzgardan bile kıpırdamadan bekle. Piştiğin dolu dolu olup yine de patlamadığın her şeye artık nasıl olsa bensiz…