Yalnızlık İki Tekerlekli Bisiklet
Bir kırk ayağın bile ayaklarından bir kısmını yok etmedikçe bir yerlere gitmesine engel olamazsınız. Ki kırk ayağın adının aksine yüzlere varan ayağı vardır. Öyle bir iki iki de burada dörtle…
Bir kırk ayağın bile ayaklarından bir kısmını yok etmedikçe bir yerlere gitmesine engel olamazsınız. Ki kırk ayağın adının aksine yüzlere varan ayağı vardır. Öyle bir iki iki de burada dörtle…
İnsanların başına bir şeyler gelebilir. İnsanın başına her şeyler gelebilir. İnsan beyni başına gelen bir şeyle öğrenebilir. İnsan beyni başına gelen her şeyle öğrenebilir. Beyinde bir yerlerin yanması bir şeyler…
Nefesin kuru gözyaşı daha değmemiş dudaklarına. Şiir gibi yaşanır zannediyorsun hayatı değil hiç öyle yaşanmıyor. Büyümüş annenin dediği gibi eşek kadar olmuşsun yaş kemale ermiş çoktan. Acılar binlercesini yaşamışsın daha…
Güneşten gölgeye kaçılır, öyle biliriz. Testiyi güneşe koymayı karpuzu güneşe bırakmayı öyle soğurlar öyle derler öyle de olur. Güneşe bırak soğusun. Buzdolabının çalışması da ısıyla. Çivi çiviyi söker. Bir şeyleri…
İnsanın hayatı olacak şeylerden çok olmayacak şeylerin olmasından geliyormuş gibi. Öyle olmayacak şey arka arkaya sıralanıp geliyor ki. Başkalarına sorulmuyor hiç olmayacak şeylerin olmasına öyle alışılmış ki öyle kanıksanmış ki…
Gece hep bir sessizliğin koynuna girercesine bir sokulurcasına ışıklardan kaçarcasına soluğun sesini dinlercesine kıpırtısız aslan ilerleyişinde parmak ucuna basarak gelir. Hep öyle gelir denilince istisnası az olduğundan hep. Yalnızlıkla beraber…
Hayatın gidiş yönü. Gün gelir gün olur değişir mi? Değişir oldu. Hayat bir renkler karışımıdır. Bir rengi vardır. Bir renge çalar hep sizin hayatınızın bir rengi bir alacalığı bulacalığı bir…
Çok eski çok çok eski. Bildiğin gibi görebildiğin gibi hayat kısaldıkça kısalıyor. Gittikçe biraz daha yaz yağmurlarına benziyor. Ve ıslak toprak kokusu bile uzun sevdalara kısa kalıyor. Sevgi dediğin uçup…
Kafa karışıyordu. Yakınken akıl elini kolunu sallayıp ben geliyorum diyerek alıp başını çekip gidiyor gidene uzaklaşana kadar, geri dönmüyordu. Kafa karışıyordu o zamanda. Her şey yarım kalıyordu yarım oluyordu yakınken.…
Bana bir ip ver. Beni hayata bağla hayatı da umuda. Dayanmış omzuma bir baş, o zamanlar öyleydi sevgiler öyle başını omzuna yaslayarak yürek atışları dinlenerek anlatılırdı. Bir temiz sabun kokusu,…