Yoklara Yazılı mısın?
En sıcak Temmuz geçmiş. Yürek bu dayanmıyor, o da haklı. Başka dayanamadıkları da var. Gecelere, gecelerde kitaplara sığınıp yükünü biraz da bana ver az bir şey terinden bir damla misali.…
En sıcak Temmuz geçmiş. Yürek bu dayanmıyor, o da haklı. Başka dayanamadıkları da var. Gecelere, gecelerde kitaplara sığınıp yükünü biraz da bana ver az bir şey terinden bir damla misali.…
Öyle büyük şeylere şahit olmamıştı. Önemsiz şeylerdi yaşadığı başkaları için. Açan çiçekleri özellikle beklemediği yerlerde, gülen gülümseyen insanlar tanımadığı değmediği, dokunmadığı, işi alışverişi olmadığı, başkalarının sırf onun için olmasa da…
Bunu hep yapıyor. Çok terliyor. Masanın karşısına geçiyor sıcaktan yakınıyor, yine terliyor. Sakinleşip biraz durulana kadar söyleniyor. Binlerce soru soruyor. Kendi cevaplıyor, sormadan anlatıyor, anlatmadan soruyor. “İlk çiçek açtığında ne…
Hayat renklerin kavgasıdır. Bakınca sağlıklı gözde fark eder, öyle parçalı bulutlu görenlerde benim gibi, görmeyenler de. Renklerin adı değişir. Yeşille kırmızının kavgasıdır. Biberdir hayat acıdır, daha acıdır. Tatlı denenin bile…
Hayatları boyunca şeytana lanet yağdırdıklarını söyleyen dudaklar, şeytanla yapılan bir ortaklık sonucu oluşan yokluklara sırıttı mı yüreğimin odacıkları kapıları çarpıyor açmıyorlar bir süre. Yüreğimle sorunum o. Onca yok olmalara, yok…
Bir başka sessizlik, eksik bir ses. Balkonda ayağını diğer sandalyeye uzatmış kötü bir şey yok değil mi bakışlar da yok. Kucağında ayıklanacak taze fasulye, bamya belki, patlıcan, ne sebze varsa…
Sürpriz. Kalbimin bütün odaları aranıyor. Biri dokunuyor, bir kadın sesi. Odaları ararken bir yandan ben buradayım sen de yanımda ol bir durum olursa bir yerlere gitme sokuluşu. Kalbimi hoplatıyor, ter…
Her hayat kendi yoluyla başlar, otobanlar, asfaltlar, patikalar hep birilerinin yollarıyla kesişse de kendi yolu olup ölümde son bulunan yol. Yollarımız bir paralel olduğundan beri sonsuza dek ondan. Bir kelebek…
Okyanusun duvarlarla çevrili kenti. Yüreği. Yüreği çizen biraz acı severlik bile olabilir derin bir çizik gönderdiği. Bir hoş geldin bile demeden seçtiği gönderdiği bilmediği kutunu aç kendin gör bilmiyor o…
Sorduğun gibi sordum. Olmadığım bir anda ilgini çekmediği bir anda unutulmuşlar rafına kaldırılmış ya da kaldırmak üzereyken yeniden bir daha bir yerlerde eline gözüne denk gelip bu da neymiş? İşte…