29 Ocak 2015
“Çiçekler zavallı yaratıklardır. Kötülük nedir bilmezler. Ellerinden geldiğince kendilerine güvenmeye çalışırlar. Dikenlerine bakıp bakıp güçlü olduklarını sanırlar” Yağmur başlamak üzere, karanlık bir gökyüzü daha gündüz. Bir çöl bir yerlerde ayak…
27 Ocak 2015
Bir kelebeğin ömrü, sineğin ömrü kısa dahası bir selamın ömrü, kahvenin hatırı bayağı uzun ömürlüdür. Uzayan uzadıkça içinde neler varmış Pandora kutusu açılıp yeni yeni şeyler keşfettiğimiz ömürler. 1900 yıllarında…
26 Ocak 2015
“Gördünüz mü?” Çok kişi, birkaç kişi, bir kişi bile olabilir. Beraber yaşadığınız birileri varsa sizin sorduğunuz her ne ise değeri var yok sizin, özeliniz, ihtiyacınız var yok, şu an size…
25 Ocak 2015
Ağır oluyor bazı sevgiler, çekilmez tonlarca taşınmaz. Seni seviyorumları küfür, sevecen bakışlar tecavüz, yumuşatalım taciz. Anne, baba, arkadaş, dost, kardeş, karşı komşu, merhaba diyenlerden, blog tıklayıcısı, face likelayıcısı hepsini saymayayım…
24 Ocak 2015
Yine çıldıracak saatler yaklaşıyordu. Kalabalık hem de ne kalabalık, günün ışıklarının kaybolup gitmesine doğru giderken, gittiğinde, gece yarısına dek, dat dat ne hengame çıldırıyordu. Hele şimdilerde içtiği ilaçlardan mı ne?…
23 Ocak 2015
Bir sabah zili olsan ısrarla çalan, bir gülümseme uykulu açılmış kapı önü, bir telefon zili açıldığında yumuşacık bir nasılsın olsan. Bir gülümseme kaldırımda karşılaşılmış tesadüf gibi ama değil. Bir merhaba…
22 Ocak 2015
Tarçınlı kurabiye kokuyor, koku karıştırıyor olmalı ortalığı, en azından kafam karışık. Bu şehrin en yaygın kokusu olurdu kışlarda. Ihlamur kokardı, kaynamış ıhlamur, is kokuları linyit karbon monoksiti sarı öğlenler akşamları…
21 Ocak 2015
Uyumak o kadar kolay değil. Ağrılar sızılar bir tarafa dönmek zorluğu başka bir tarafa uykuya geçebilmek uykuya hoş geldin diyebilmek zor. Caddeleri bir tarafa hangi sokağının hangi köşesinden çıkacaksın rüyaların.…
20 Ocak 2015
Ağır hareketlerle masadan kalkıp üstünden iki parça bir şeyler alıp, bir müzik fısıltılı ağzına takılmış, bir gülümseme dudağının kenarında mutfağa yürüdü, elindekileri tezgaha bıraktı. Çakır keyf derler öyle olduğunu biraz…
19 Ocak 2015
Dolaşıp gelir, ayağınızın takılıp düştüğünüz yere bir uğrarsınız. Sevmediğiniz istemediğiniz tekrar düşüp bir yerlerinizi kırmaktan korktuğunuz o yer nasıl olu, nereden çıkar gelir yine ayağınızı takacağınız o yere yeniden gelirsiniz.…