Edith Piaf Minik Serçe
Buz bir köşesinden suyu ele geçirmiş, kar herşeyin üstünü kapatmış esiyor alabildiğine iliklere kadar derler ya öyle işlemeye çalışıyor, ibilin iti derdi babam onun gibi titreyip bir taraftan sohbetin ateşini…
Buz bir köşesinden suyu ele geçirmiş, kar herşeyin üstünü kapatmış esiyor alabildiğine iliklere kadar derler ya öyle işlemeye çalışıyor, ibilin iti derdi babam onun gibi titreyip bir taraftan sohbetin ateşini…
Bir kuru soğuklu, içine odun yanığı kokusu kaçmış donuk laflı günaydın, falan işte içinde ılıklık olmayan sabah. Zor uyanılmış önce o ama olmamış ayrılık tabağın ortasında ister dilimle ister bir…
Seni sevdiğimi hatırlıyor gibiyim, ne kadar istediğimi bilseydin, sen olmadan yaşamayı bile istemedim. Daha fazla bir şey söylemedi elveda dedi ve bıraktı. Sevdiğini hatırlıyor gibiyim, beni ne kadar özleyeceğini söylediğini.…
Hava karardı iyice, daha karanlık hissediyorum. O çalıyor değiştir, bu çalıyor değiştir, bunu oku değiştir, şunu oku birkaç satır ayracın bile yeri değişmiyor. Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi bir…
Bu ama, fakat ne namert kelimelerdir. Kullanıldığı yerde kullananın söylemek istemediği bir şeyi söyleyeceği laflara zemin hazırlama, lafı gediğine denk getirme işini yapma, olumsuz kabul edilemeyecek olanı işe gelme aşamasına…
Kar gelip ortalığı beyazlattı, soğuğu görmüş olmalı kaçtı. Geceye soğuk el koymuş durumda. Bütün ışıklar soğuğu içine almış, bütün renkler, sesler titriyor. Işıkları kapatıp pencere camı arkası birazdan o da…
Amigdala dolu, daha da doluyor itiş takış yer yok bazılar tekme tokat dışarı. Hani bura neyse bitti bitecek. Yarısı öte taraf korkusu, bilinmeyene. Geçerken ayağına basılmış biri fark etmeden seni…
Fil sessizliği, ayak izi bırakmadan kar üstünde. Gecenin ışığı, beyaz bembeyaz fazladan yakılmış elmaslar, kristal kırığı aydınlık. Adımlar yavaş usulca konan sokulmaca. - “Çay alır mısın?”. Bir baş sallaması evet…
Çatılar çökerten kar tanesi tarifi. Gece yarıları güneş giderken birikmeye başlayan çatırdatan kalabalığı. Sabaha daha çok var, ışıklar saklanmış alabildiğine önüm arkam sobe. Üşüme yokuşunda patinaj yalnızlık bir el atılsa…
Bir mezar taşı sessizliği, mezar taşı bağırır, çağırır, bir parmak kıvrımı kapalı avuç işaret parmağı gel gel. Bir cinnetlik işi var, yeni laflardan. - “Babam ana kuzusuymuş.” İçinden gelmiş,…