Güneş Onu Ziyarete Gitmiş Olabilir
Güneş çok mu kovalandı kaçmış bir yerlere karanlık bir in belki de. Rüzgar kovalamış olabilir, arıyor her köşeye bakıyor. Cam kıyısı oturuş, bir sütlü kahve yanı. Sıcak süte tür kahvesi…
Güneş çok mu kovalandı kaçmış bir yerlere karanlık bir in belki de. Rüzgar kovalamış olabilir, arıyor her köşeye bakıyor. Cam kıyısı oturuş, bir sütlü kahve yanı. Sıcak süte tür kahvesi…
Kazanmanın önemli bir kuralı da kaybetmeyi göze almaktır. Eğer kaybedilecek bir şeyler yoksa kazanmak söz konusu değildir. Kazan kazan gibi ütopik şekil varmış ve olurmuş gibi bir söylem ortaya fırlamış…
Trafonun arkasından fırlayıp çıktılar önüne, istedikleri para olmalı ama o kadar mızmızca söylüyorlar bu dili çevirmenin imkanı yok. Doğru dürüst söylesenize şunu. Boş ver zaten onlarda varsa bile sende yok.…
Gençlik, orasını burasını kurcalarken başka numarası var mı bu şehrin? Merak bu kırılıp elinde kalmış. Üstüme atıp yıkmasınlar bu kırılmışlığı diye bırakamamış. Gündüz karışıp ortalığa az biraz göze batmışlık, batınca…
Sabahı ettiniz, etmediniz erkenden vurup kafayı, bulup kafayı, ararken kafayı takılıp bir köşeye kıvrılıp, ben iyiyim yok bakın derken, filan fıştık, kitapta yazdığı gibi pozisyon icabı ofsayt benzeri, misyoner usulü…
Geçen yıllarda, sıcak bir sonbahar sabahı havalar ısınmış öylece kalmış yılların daha alışmadığımız zamanları. Sabahın kör vakti, çalışanlar işyerlerine yeni gitmiş, çalışmayanlar yatakta dönüp duruyor, uyku kaçmış arayanlar kendilerini daha…
Birden değişiveriyor her şey, birden. Artık bir akşam birden bir kapıyı açmıyorsun her zaman olduğu gibi. Anahtarı çevirmiyorsun. Birden gitmeyi veriyorsun, sokağa dönmeyiveriyorsun, birden başka bir yere yürüyüveriyorsun, bir başka…
Gitmeden çok önceleri, gidersen ayrılırsan eğer diye başlayıp söylemiştim. Dinlemek istememiş, yadırgamıştın, direnmiştin. - “Ankara‘dan ayrılmak kolaydır. Binersin trene, otobüse, uçağa atlarsın aracına basar gidersin. Ankara arkandan gülümser, güle güle…
Kar yağıyor. Eskisi gibi değil. Hangi eskisi? Gece geç saat hani şimdinin geç saati değil geç. Akşamları bile geç saat, eve dönüyoruz, çocukluk anam babam onlarda, kar yağıyor kartopu elimizden…
- “Ne oluyor?” - “Kağnı" Ortalık karanlık, elektrik yok, sadece karanlığı yırtan bir ses. Gecenin ne kadar sesi varsa bastıran ben buradayım. Çocuk ağlamalarını, aksırmaları, tıksırmaları, sohbet mırıltılı içinde işve…